19 Tem 2022

Vasiyetname

Kişinin ölümünden sonra ardında kalan malvarlığına ne olacağını ölümünden önce tayin ve tespit etmesi ölüme bağlı tasarruflar ile mümkün olur. Bu şekilde kişiler, kendi varlıklarından sonra dahi edindikleri varlıkların akıbetini kararlaştırabilirler. Ölüme bağlı tasarruf olarak adlandırılan bu hukuki işlemler esasen mirasbırakanın ölmesiyle birlikte malvarlığından ne şekilde tasarruf edilmesini arzuladığını düzenler. Ölüme bağlı tasarruf işlemlerinden bir tanesi vasiyetnamedir. Şahıslar vasiyetname bırakarak, öldüklerinde kendilerine ait olan terekenin ölümlerinden sonra açılacak olan vasiyetnameleri doğrultusunda paylaştırılmasını sağlarlar.

Vasiyetname

Vasiyetname Nedir?

Vasiyetname belirli şartlarla yazılı veya sözlü olarak hazırlanabilen mirasbırakanın son arzularını içeren ölüme bağlı bir tasarruftur. Kelime manası itibariyle vasiyetname ‘bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şeyler’ anlamına gelmektedir.

Mirabırakan, diğer bir deyişle muris, düzenlediği vasiyetname ile terekesi üzerinde ölümünden sonra sonuç doğuracak şekilde işlem yapmaktadır; vasiyetname ile beraber yapılmasını arzu ettiği konulara ilişkin tasarrufta bulunmaktadır. Vasiyetname tek taraflı hukuki bir işlemdir ve tek taraflı hukuki işlemlerin özelliği gereği irade beyanının karşı tarafa ulaşmasına ve karşı tarafın bunu kabul etmesine ihtiyaç yoktur. Dolayısıyla, vasiyetnamenin ölümden önce mirasçılara bildirilmesi veya açıklanması gerekmez. Bununla beraber muris, ölünceye kadar düzenlediği vasiyetnameyi dilediği gibi değiştirebilir.

Vasiyetname içeriğinde koşullar ve yüklemeler barındırabilir. Vasiyetname ile mirasçı atanabilir, belirli mal bırakılabilir, tasarrufta bulunabilir, vakıf kurulabilir, mirasın paylaşılmasına (taksimine) ilişkin kurallar konabilir, vasiyeti yerine getirme görevlisi tayin edilebilir, evlilik dışında doğan çocuk tanınabilir, belirli mallar veya mirasçılar için mükeleffiyet ve şartlar (yüklemeler ve koşullar) konabilir, yedek mirasçı art mirasçı atanabilir, mirasçılıktan çıkarılabilir.

Öte yandan, vasiyetname ile yapılamayacak bazı işlemler de vardır: Vasiyetname ile mirasçıların saklı payları ihlal edilemez, ahlaka ve hukuka aykırı vasiyetname bırakılamaz. Mirastan mahrum etme vasiyetname ile mümkün değildir.

Tüm bunlarla birlikte, vasiyetnamenin geçerli olması için hem içeriğine yönelik, hem şekli bakımdan, hem de usule ilişkin birçok kural ve şart bulunmaktadır.

Vasiyetname Şartları Nelerdir?

Vasiyetname düzenlenmesi için ayırt etme gücüne sahip ve 15 yaşını doldurmuş olmak gerekir. Bu şartlarla birlikte vasiyetname hazırlarken saklı paylı mirasçıların saklı paylarının ihlal edilmemesi gerekliliği de unutulmamalıdır. Zira saklı paylı mirasçıların miras paylarına müdahale, sonrasında mirasçılar arası vasiyetname iptal davası gibi hukuki süreçleri gündeme getirebilir. Genel şartlar bunlar olmakla beraber her vasiyetname şekli için özel şartlar aranmaktadır. Bu şartlar sıkı şekil şartlarıdır ve uyulmaması halinde vasiyetnamenin iptali gündeme gelebilmektedir.

Vasiyet İşlemi Nasıl Yapılır?

4721 sayılı Türk Medeni Kanununda 3 ayrı vasiyetname şekli öngörülmüştür. TMK m. 531 hükmüne göre vasiyetname (i) resmi şekilde veya (ii) mirasbırakanın el yazısı ile ya da (iii) sözlü olarak yapılabilir.

Resmi Vasiyetname

Resmi vasiyetname TMK m. 532 ve devamında düzenlenmiştir. İlgili madde hükümlerine göre resmi vasiyetname iki tanığın katılmasıyla resmi memur yani Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi, Noter veya yetki verilmiş diğer bir görevli tarafından düzenlenir.

Resmi Vasiyetname İşlemi Nasıl Yapılır?

  • Mirasbırakan, arzularını resmî memura bildirir.
  • Memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdırır sonrasında ise okuması için mirasbırakana verir.
  • Vasiyetname, mirasbırakan tarafından okunup imzalanır.
  • Memur, vasiyetnameyi tarih koyarak imzalar.
  • Vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu bir unsur olmamakla beraber muris vasiyetnameyi okuduğunu düzenlenen vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini iki tanığa beyan eder.
  • Tanıklar ise murisin beyanının kendi önlerinde yapıldığını, murisi tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalar.

Tanıklara ilişkin bazı kısıtlamalar bulunmaktadır. Nitekim, kanun mirasbırakanı koruma altına almaya çalışmakta, vasiyetnamenin özellikle de vasiyetnameden faydalanacak şahısların tanık veya vasiyetname memuru olamayacaklarını düzenlemektedir.

Aşağıdaki kişiler resmi vasiyetname düzenlenirken memur veya tanık olarak yer alamazlar:

  • Fiil ehliyeti bulunmayanlar
  • Kamu hizmetinden yasaklılar
  • Okuryazar olmayanlar
  • Mirasbırakanın eşi, hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri

Yukarıda sayılanlar resmi vasiyetname düzenlenirken memur veya tanık olarak yer alamaz. Bununla beraber mirasbırakan, memur veya tanık olarak katılan kişilerin kan hısımları, kardeşleri ve eşleri lehine kazandırma yapamaz.

Resmi Vasiyetname Düzenlenirken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

A) Bizzat mirasbırakan tarafından okunup imzalanan vasiyetnamelerde vasiyetnamenin yazılmasından sonra mirasbırakanın vasiyetnameyi okuyabilme yetkinliğine sahip olması gerekmektedir. Zira bu husus vasiyetnamenin geçerlilik şartlarındandır. Aksi durumda (örneğin mirasbırakanın okuma yazma bilmemesi, görme becerisinin yeterli düzeyde okumaya elverişli olmaması…) ölüme bağlı bir tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmamasından ötürü iptali gündeme gelebilir.

B) Yukarıda izah edilenlerle beraber mirasbırakan tarafından okunmaksızın ve imzalanmaksızın resmi vasiyetname düzenlenmesi de mümkündür. Okunmaksızın ve imzalanmaksızın düzenlenen vasiyetnamenin aşamaları şu şekildedir:

  • Mirasbırakan isteklerini resmi memura bildirir
  • Resmi memur mirasbırakanın isteklerini içeren vasiyetnameyi yazar veya yazdırır
  • Resmi memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde mirasbırakana okur
  • Mirasbırakan vasiyetnamenin içeriğinin son istekleri olduğunu beyan eder.
  • Resmi memur, vasiyetnameyi düzenleme tarihi koyarak imzalar. Resmi mühür ile mühürler.
  • Tanıklar ise hem murisin beyanının bizzat önlerinde yapıldığını ve murisi tasarrufa ehil gördüklerini, hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalar.

Önemle belirtmek gerekir ki okunmaksızın ve imzalanmaksızın vasiyetname yapmak için illa okuryazar olmamaya gerek yoktur, okuryazar kişiler de hiçbir sebep bildirmeye gerek olmaksızın bu tür bir vasiyetname düzenleyebilirler.

C) Tanıkların düzenlenen vasiyetnamenin vasiyet edene okunduğunu, murisi ehil gördüklerini, yazılanların murisin son arzuları olduğunu beyan etmeleri ve sonrasında da vasiyetnamenin altını imzalamaları gerekir. 

Yargıtay bir kararında okur-yazar olmayan murisin düzenlenen vasiyetin son isteklerine uygun olduğunu beyan etmesinin  yeterli olmadığını, tanıkların da hem vasiyetin kendi önlerinde vasiyet edene okunduğunu hem de murisi ehil gördüklerini ve murisin bunun arzularına uygun olduğunu söylediğini belirterek bu beyanlarının altını imzalamaları gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay 3. HD. 2015/4647 E-2016/2487 K)

El Yazılı Vasiyetname

El yazılı vasiyetname TMK m. 538 hükmüyle düzenlenmiştir. Kanun hükmüne göre el yazılı vasiyetnamenin yapıldığı tarih gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur. Vasiyetname, açık veya kapalı olarak muhafaza edilmek üzere hakime, notere veya yetkili memura teslim edilebilir.

El Yazılı Vasiyetname İşlemi Nasıl Yapılır?

El yazılı vasiyetname, kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere, baştan sona kadar mirasbırakanın el yazısı ile yazılmış olmalıdır. Herhangi bir makine kullanılarak yazılan vasiyetname el yazılı vasiyetname olarak nitelendirilemez. Zira bu husus vasiyetnameyi murisin bizzat hazırladığının ispatını sağlayan bir durumdur.

El yazılı vasiyetnamede vasiyetnamenin bizzat muris tarafından yazılması şart koşulmakla beraber yazının hangi materyal üzerinde yer alması gerektiği konusunda bir düzenleme yoktur. Dolayısıyla vasiyetname deri parçasına, tahta üzerine, kartvizite, sandık kapağına, renkli kağıtlara vb. yazılabilir.

Vasiyetnamenin baştan sona murisin el yazısı ile yazılması şartına tarih de dahildir. Muris gün, ay ve yılı da belirterek tarihi el yazısı ile yazmalıdır. Tarih hususu murisin vasiyetnameyi yazdığı zamanki akıl sağlığının tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Mirasbırakanın vasiyetnameyi yazarken ayırt etme gücüne sahip olup olmadığının değerlendirilmesi bu tarihe göre yapılmaktadır. Ayrıca tarih birden fazla vasiyetname düzenlendiği takdirde hangi vasiyetnamenin önce hangisinin sonra yazıldığının tespitinde önemli yer tutmaktadır.

Son olarak muris vasiyetnameye imzasını atmalıdır. Parmak izi, mühür vb. imza şartını yerine getirmez.

Vasiyetnamenin notere, sulh hakimine veya yetkili memura bırakılması bir tercihtir.  Geçerlilik şartı değildir. Muris vasiyetnameyi dilediği yerde muhafaza edebilir.

El yazılı vasiyetname; masrafsız, kolay yapılabilen ve gizlilik unsurlarından dolayı tercih edilen bir vasiyetname türüdür. Bu gibi avantajları olmakla beraber el yazılı vasiyetnamenin sakıncaları da mevcuttur. Yukarıda da belirttiğimiz gibi el yazılı vasiyetnamenin sulh hakimine veya yetkili memura bırakılması zorunluluğu yoktur.  Bu husus da aslında vasiyetnamenin yok olma riskini beraberinde getirmektedir. Murisin vasiyetnameyi muhafaza ettiği yerde vasiyetnamenin bulunup zarar verilmesi, vasiyetnamenin yanması, çürümesi mümkündür.

Sözlü Vasiyetname

Sözlü vasiyetname TMK. m. 539-541 arasında düzenlenmiştir.

Muris vasiyetname ile ilgili şartlara riayet etmek kaydıyla resmi vasiyetname ve el yazılı vasiyetname düzenleme konusunda serbesttir. Ancak bu durum sözlü vasiyetname için geçerli değildir. Sözlü vasiyetnamenin düzenlenebilmesi için olağanüstü bir durumun (yakın ölüm tehlikesi, savaş, hastalık, ulaşımın kesilmesi vb.) ve bu olağanüstü durum sebebiyle murisin el yazılı veya resmi vasiyetname düzenleyememe şartının varlığı gerekir.

Madde 539- Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir.

Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere sözlü vasiyetname ancak murisin resmi vasiyetname veya el yazılı vasiyetname yazabilme imkanı olmadığı durumlarda düzenlenebilir. Murisin sözlü vasiyetname düzenleyebileceği olağanüstü durumlar sınırlı sayıda değildir. Kanunda sadece olağanüstü durumlara örnek verilmiştir.

Sözlü Vasiyetname İşlemi Nasıl Yapılır?

  • Mirasbırakan son arzularını iki tanığa anlatır.
  • Mirasbırakan tanıklara beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler.
  • Mirasbırakan tarafından görevlendirilen tanıklardan biri, kendilerine beyan edilen son arzuları, yer ve tarih de belirterek hemen yazar, bu belgeyi imzalar ve diğer tanığa imzalatır.
  • Yazılan belgeyi ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler ve mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son isteklerini olağanüstü durum ve koşullar içinde kendilerine anlattığını hakime beyan ederler.

Sözlü Vasiyetname Düzenlenirken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Sözlü vasiyetname düzenleyecek olan kişi son arzularını iki tanığa aynı anda anlatmalıdır.

Resmi vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetname yolundaki tanıklar için de geçerlidir.

Sözlü vasiyetnameye ilişkin belgenin hazırlandıktan sonra vakit geçirilmeksizin sulh veya asliye hukuk mahkemesine verilmesi gerekir. Bu kapsamda Yargıtay 6 gün sonra sulh hukuk mahkemesine yapılan başvurunun süresinde yapıldığını kabul etmiş (Y. 3. HD E. 2015/1738 K. 2016/722) ancak 20 gün sonra sulh hukuk mahkemesine yapılan başvurunun “derhal başvuru” şartını karşılamayacağı yönünde karar vermiştir (Y. 3. HD. E. 2015/17396 K. 2016/730)

Asliye veya sulh hukuk mahkemesine derhal teslim şartının 3 istisnası mevcuttur: Eğer muris askerlik hizmetinde bulunuyorsa, teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay; ülke sınırları dışında seyreden bir ulaşım aracında bulunuyorsa o aracın sorumlu yöneticisi; sağlık kurumlarında tedavi edilmekte ise sağlık kurumunun en yetkili yöneticisi hakim yerine geçer.

Tanıklar murisin son arzularını yazmak yerine derhal yetkili makama da başvurabilirler. Tanıklar murisin vasiyetname düzenlemeye ehil olduğunu ve ayrıca murisin son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hakime beyan ederler. Ancak belirtmek gerekir ki hakimin buradaki görevi sözlü vasiyetnameyi yazıya geçirmekten ibarettir. Vasiyetname geçerliliği hususunda hakimin takdir yetkisi yoktur. Konuya ilişkin Yargıtay ilamı ise şu şekildedir:

…Kanunun lafzi yorumundan da anlaşılacağı üzere, kendisine sözlü vasiyetin tutanak altına alınması amacıyla başvurulan hâkim, sözlü vasiyetin şartlarını ve geçerliliğini tartışmadan yalnızca vasiyetnameyi tutanağa geçirmekle yetinir. Buna göre eldeki davada mahkeme hâkiminin sadece vasiyetnameyi zapta geçirmekle yetinmesi gerekirken, işin esasına girerek sözlü vasiyetin, kanundaki şartları taşımadığından bahisle davanın reddine karar vermesi yerinde değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 25.11.2015, 2015/324 E., 2015/18740 K.)

Sözlü Vasiyetnamenin Hükümden Düşmesi

Yukarıda da izah edildiği üzere sözlü vasiyetname düzenleyebilmek için olağanüstü durumların varlığı ve bu olağanüstü durumlar sebebiyle murisin resmi veya el yazılı vasiyetname düzenleyebilme imkanının olmaması gerekir. Ancak herhangi bir sebeple (örneğin kişi yakın ölüm tehlikesi içerisindeyken sözlü vasiyetname düzenlemiş ancak sonrasında ölüm tehlikesi ortadan kalkmış ise) bu olağanüstü koşullar ortadan kalkar ve murisin el yazılı veya resmi vasiyetname düzenleme imkanı mevcut olursa koşulların ortadan kalktığı tarihin üzerinden 1 ay geçmekle sözlü vasiyetname hükümden düşer. Bir aylık süre geçmişse ayrıca vasiyetnamenin iptali davası açmaya gerek yoktur.

Noterde Yapılan Vasiyetname Geçerli Midir?

Resmi vasiyetname resmi memur olan noter tarafından da düzenlenebilir. Noter, kanunla kendisine vasiyetname tanzim edebilme yetkisi verilmiş bir görevlidir. Dolayısıyla noterde yapılan vasiyetname geçerlidir.

Vasiyetname Ölümden Sonra Bozulur Mu?

Kanun koyucu vasiyetname için geçerlilik şartları öngörse de bu geçerlilik şartlarına haiz olmayan vasiyetnameleri kesin hükümsüz kılmak yerine iptal edilebilir şeklinde düzenlemiştir. Zira vasiyetname kişinin ölmeden önce son isteklerini içermekte ve kişinin son arzularına büyük önem verilmektedir. Bununla beraber vasiyetname hem sıkı şekil şartlarına tabi tutulmuştur, murisin bu şartlara uyarak vasiyetname düzenlemesi gerekir, hem de murisin gerçekten hür iradesiyle son arzularını beyan edebilmiş olması gerekir. Bu şartlara riayet edilmeden düzenlenen vasiyetnamenin ölümden sonra bozulması mümkündür. Vasiyetnamenin bozulması için açılacak olan dava vasiyetnamenin iptali davasıdır.

Vasiyetnamenin iptali davası açabilmek için öncelikle taraf şartına haiz olmak gerekir. Zira davada taraf teşkili kamu düzenine ilişkindir. Vasiyetnamenin iptali davasını ancak vasiyetin iptalinde menfaati olan mirasçı veya vasiyet alacaklısı açabilir. Bununla birlikte son mirasçı sıfatı ile hazine de vasiyetin iptali davası açabilmektedir.

Vasiyetname Nasıl İptal Edilir?

Vasiyetnamenin iptali için iptale ilişkin sebeplerin varlığı gerekir. Bu sebepler esasa ilişkin olabileceği gibi şekle ilişkin de olabilir.

Vasiyetnamenin İptalinde Esasa İlişkin Sebepler

Vasiyetnamede Ehliyet

Yukarıda da açıklandığı üzere vasiyetname düzenleyebilmek için ehliyet şartına haiz olmak gerekir. Ehliyetsizlik ölüme bağlı tasarrufun esasa ilişkin iptal sebebini oluşturur. Vasiyetname için ayırt etme gücüne haiz 15 yaşını doldurmuş olmak şarttır. Ayırt etme gücü bulunmayan şahısların eylemleri hukuki sonuç doğurmamaktadır. Bu kişilerin hazırladığı vasiyetnamenin iptali için dava açılabilmektedir. Açılan bu davada mahkeme taraflara vasiyetname hazırlayan kişinin ehil olmadığının ispatına yarayan belgeleri ibraz etmeleri için mehil verir. Taraflar bu hususun ispatı için tanık da dinletebilir. Mahkeme murisin tasarruf ehliyetine haiz olup olmadığı konusunda sağlık kurulu raporu talep edebilir çünkü ehliyet şartına sahip olup olmadığının tespiti bir uzmanlık işidir, bununla beraber eğer murisin ehliyetsiz olduğuna dair herhangi bir sağlık raporu yoksa mahkeme rapor talep etmeden de vasiyetnamenin iptali davasını reddedebilir. Murisin tasarruf ehliyetine haiz olup olmadığı vasiyetnamenin düzenlendiği tarih itibariyle belirlenmedir. Tasarruf ehliyetine ilişkin tüm deliller toplandıktan sonra dosya bütünüyle Adli Tıp Kurumuna gönderilerek vasiyetnamenin düzenlendiği anda mirasbırakanın ayırt etme gücüne sahip olup olmadığı araştırılmalıdır. Yargıtay ilamına göre:

“Davaya konu uyuşmazlık, ehliyetsizlik iddiasına dayalı olarak vasiyetnamenin iptaline ilişkindir. Ehliyetsiz olduğu iddia edilen vasiyetçinin vasiyetname tarihine yakın günlerde ve sonrasında tedavi görüp görmediği konusunda tarafların bilgisine başvurularak, varsa doktor raporları veya tedavi gördüyse buna ilişkin tüm kayıtların eksiksiz getirtilerek dosyaya konması, işlem tarihinde miras bırakanın ehliyetsiz olup olmadığının tespiti için dosyanın ATK’ya gönderilmesi ve buna ilişkin rapor alınması gerekir. Tüm bu işlemler yapılmadan, deliller tam olarak toplanıp bunun sonucunda ATK’dan rapor alınmadan eksik inceleme sonucu karar verilmesi yerinde değildir. (Yargıtay 3. HD. 2015/18917 E.-2016/412 K.)

Son tahlilde eğer ölüme bağlı tasarrufu düzenleyenin tasarruf ehliyetine sahip olunduğu tespit edilirse tasarrufun iptali davasının reddine aksinin tespiti halinde ise tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilir.

Tüm bu ifade edilenlerle beraber ehliyetsiz kişinin düzenlediği vasiyetname kendiliğinden batıl olmaz taraflar isterse vasiyetnameyi ayakta tutabilirler. Konuya ilişkin Yargıtay ilamı şu şekildedir:

‘Ehliyetsiz kişilerin yaptığı vasiyetnameler kendiliğinden batıl olmaz. Mirasçılar vasiyetname geçersiz olsa bile miras bırakanın son arzularına saygı duyup, vasiyetnameye geçerlik tanıyabileceklerinden dava açılıp, iptal hükmü alınmadıkça bu vasiyetnameler geçerliliklerini korurlar. Dava yoluyla ölüme bağlı tasarrufun iptalini isteyebilmek için, dava tarihinde mirasçılık sıfatının kazanılmış olması şarttır. Vasiyetçi hayatta olduğu sürece, mirasçılar vasiyetnamenin iptali için dava açamazlar.’ (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/2204 Esas, 2007/3809 Karar)

Vasiyetnamede İrade Sakatlığı

İrade sakatlığı sebepleri yanılma, aldatma, korkutma ve zorlama halidir. İrade sakatlığı sebebiyle açılan davada başka sebeple karar tesis edilemez. Sebeplerin varlığı murisin ölüme bağlı tasarrufu yaptığı andaki durumuna göre belirlenmelidir. Muris vasiyetnameyi irade sakatlıkları sebebiyle düzenlemişse yanılma ve aldatılma halinde yanıldığını, aldatıldığını öğrendiği günden; korkutma ve zorlama durumlarında ise korkutma ve zorlamanın etkisinden kurtulduğu tarihten itibaren 1 yıl içinde tasarruftan dönebilir. Eğer bu bir yıllık süre içerisinde mirasbırakan vasiyetnameden dönmemişse artık mirasçılarının vasiyetname iptal davası açma hakkından söz edilemez. Ancak mirasbırakan vasiyetnameyi irade sakatlıkları sebeplerinden birinin varlığı halinde düzenlemiş ve bir yıllık hak düşürücü süre geçmeden ölmüşse veya yanıldığını, aldatıldığını öğrenmeden; korkutma, zorlama hali ortadan kalkmadan ölmüşse o halde artık mirasçılar vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava açabileceklerdir.

Vasiyetnamede Hukuka ve Ahlaka Aykırılık

Vasiyetnamenin içeriğinin, bağlandığı koşulların, yüklemelerin hukuka aykırı olması halinde vasiyetnamenin iptali için dava açılabilir. Örneğin velayet hakkının kullanılmasına getirilen sınırlama veya atanmış mirasçıların tereke üzerindeki kullanma haklarının sınırlanması hukuka aykırıdır. Bu sınırlamaları içeren vasiyetnamenin iptali için dava açılabilir.

Ölüme bağlı tasarrufun bağlandığı koşulun yalnız başkalarını rahatsız edici nitelikte olduğunun tespiti halinde de tasarrufun iptali söz konusu olabilir.

Yükleme aslında murisin mirasçılarına, vasiyet alacaklılarına bıraktığı bir ödevdir. Ölüme bağlı tasarruf yüklemelere bağlanabilir. Bu yüklemeler hukuka aykırı ise ölüme bağlı tasarrufun iptali gündeme gelebilir.

Son olarak ölüme bağlı tasarrufun içeriğinin, bağlandığı koşulların ve yüklemelerin ahlaka aykırı olmaması gerekir. Aksi halde vasiyetnamenin iptali için dava açılabilir.

Vasiyetnamenin İptalinde Şekle İlişkin Sebepler

Kanun koyucu resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname düzenlenmesi konusunda şekil şartları öngörmüştür. Bu şartlara haiz olmayan vasiyetnamenin de iptali için dava açılabilir.

Vasiyetnamenin İptalinde Hak Düşürücü Süre

Davacının vasiyetnameyi, iptal sebeplerinin varlığını, hak sahibi olduğunu öğrenmeden itibaren bir yıllık süre geçmekle iptal davası açma hakkı düşer. Bir yıllık süre vasiyetnamenin usulüne göre açılıp ilgililerine okunmasıyla başlar. İptal davası açma hakkı, herhalde vasiyetname açılma tarihi üzerinden iyi niyetli davalılara karşı on yıllık, kötü niyetli davalılara karşı yirmi yıllık süre geçmekle düşer.

Yukarıda ifade edilen tüm bu şartlara haiz olan vasiyetnamenin bozulması mümkün değildir. Bozulmayan vasiyetname murisin isteklerine göre uygun bir şekilde uygulanır.

Vasiyetnamenin İptalinde Yetkili ve Görevli Mahkeme

Vasiyetnamenin iptali davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi yetkili mahkeme ise mirasbırakanın yerleşim yeri mahkemesidir.

Vasiyetnamenin Açılması

Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin derhal sulh hukuk mahkemesine teslim edilmesi zorunludur. Ele geçen vasiyetnamenin geçersiz olduğu düşünülse bile sulh hukuk mahkemesine teslim edilmesi gerekir. Vasiyetname tesliminden itibaren 1 ay içinde açılır. Açılma gün ve saatine sulh hukuk mahkemesi karar verir. Bilinen mirasçılara çağrı işlemi yapılır. Çağrı sonucu hiçbir mirasçı gelmese bile sulh hukuk mahkemesi vasiyetnameyi açar ve vasiyetname okunur. Vasiyetname geçerli olup olmadığına bakılmaksızın açılır. Sonrasında vasiyetnamenin okunduğuna ilişkin bir tutanak düzenlenir. Bu tutanağın düzenlenmesiyle yetinilir vasiyetnamenin itiraza uğramadığının tespitine vasiyetnamenin açılması davasına bakan mahkeme değil sonrasında vasiyetnamenin tenfizine bakan mahkeme tarafından karar verilir.

Vasiyetnamenin açılıp açılmadığı hususu iptal davasına ilişkin hak düşürücü sürede gündeme gelmektedir. Zira belirtilen hak düşürücü süre vasiyetnamenin açılması ve okunmasıyla başlayacaktır.

 Konu ile ilgili açık bir Yargıtay ilamı şu şekildedir:

Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslimi zorunludur ve teslimden itibaren bir ay içinde açılır, ilgililere okunur. Bu şekilde vasiyetnamenin usulüne uygun bir şekilde açılıp okunma kararının kesinleşmesinden sonra düzenlenen vasiyetnamenin iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar. Vasiyetnamenin iptali davasında ilk olarak davaya konu olan vasiyetnamenin açılıp açılmadığının araştırılması gerekir ve vasiyetnamenin açılmasına dair kararın kesinleşme şerhli kararın da dosyaya konulması gerekir. (Yargıtay 3. HD. 2016/647 E-2016/1999 K)

Vasiyetname Örneği

El Yazısı Vasiyetname Örneği

Ben, ______________, şahsıma ait olan; ______________ ili, ______________ İlçesi bulunan kütük bilgileri ___ Ada, ___Parsel, ___ Cilt, ___ sayfa numarasında bulunan gayrimenkulümün tüm hissesini; adıma açılmış olan tüm banka hesaplarımda bulunan tüm varlıklarımı, adıma fatura edilmiş ya da fatura edilmemiş olsa bile tarafıma olan tüm eşyaları, şahsıma ait tüm kişisel eşyaları ______________’ya miras bırakıyorum.

Ayrıca, şahsım için yapılacak tüm cenaze ve defin işlemlerinin ______________ usül ve esaslarına göre ______________tarafından ya da ______________’nin görevlendireceği kişi veya kurumlar tarafından yapılmasını vasiyet ediyorum.

Tarih
Ad –Soyad İmza

Noter Vasiyetname Örneği

VASİYETNAME

VASİYET EDEN : İsim Soyad - (TCK) - Adres 

Ben ______________ Mah. ______________. Sokak No: ______________ /İstanbul adresindeki taşınmazın maliki -İsim Soyad-. 

Yukarıda adresi belirtilen taşınmazım ile bugün kadar elde ettiğim tüm hak, gelir, para, taşınmaz, taşınır, değerli eşya, mücevher ve tüm malvarlığımın, vefat etmem halinde, oğlum ______________  intikalini vasiyet ederim. 

Ayrıca merhum kızım ve merhum karımın ölümünden doğan her türlü tazminat ve diğer gelirlerin tamamının da, vefatım halinde, oğlum ______________’a intikalini vasiyet ederim. 

Ancak tekrar evlendikten sonra bir ev daha alacak olursam, sadece alacağım ilk evle sınırlı olmak üzere, evli iken vefatım halinde, ileride alınması mevzubahis olan taşınmazın, o tarihte hayatta kalan eşimin ömrü boyunca bedelsiz olarak tasarrufunu vasiyet ederim. Alınması mevzubahis evin mülkiyetinin tamamını oğlum ______________’a intikalini vasiyet ederim. 

Daha sonra gerçekleştireceğim evlilik ya da evlilikler dönemi içerisinde edineceğim diğer gelirler, mallar ve haklar hakkında yasal miras ve mal rejimlerinin uygulanmasını vasiyet ederim. 19.07.2022

İsim Soyad

Kaynak

Yargıtay Daire Başkanlığı