28 Nis 2022

Aldatmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Reşit (ergin) olmayan çocuğun anne ve babasının bakım ve eğitim konusunda gözetim altında olması durumuna “velayet” denir. Velayetin kapsamı şu şekildedir:

  • Anne ve baba, çocuklarının bakımı ve eğitimi konusunda çocuğun bakımı ve eğitimi konusunda küçüğün menfaatine göre gereken kararı alıp uygular;
  • Çocuk, ebeveynlerinin sözünü dinlemekle yükümlüdür;
  • Anne ve baba çocuğuna (çocuklarına) kendi hayatlarını mümkün olduğunca düzenleme fırsatı tanıyıp önemli konularda mutlaka çocuğun fikrini göz önünde tutar;
  • Çocuk, ebeveynlerinin izni olmaksızın evi terk edemez;
  • Hukuki sebepler doğmadıkça çocuk, anne ve babasından alınamaz;
  • Anne ve baba çocuğun adını koyar.

Yasal bir sebep olmadıkça ve hâkim tarafından vasi atanmadıkça velayet anne ve babanın hakkıdır. Evlilik birliği içerisinde çocuğun velayeti hem anne, hem de babadadır. Ortak hayata son verilmiş, boşanma gerçekleşmiş ya da ayrılık hali varsa velayet hâkimin takdir ettiği eşlerden birine verilir. Ölüm halinde sağ kalan tarafa çocuğun velayeti verilir. Anne ve baba evli değil ise velayet anneye verilirken, eğer anne 18 yaşından küçük, kısıtlı, ölmüş veya velayet kendisinden alınmışsa çocuğun yararını karşılaması durumunda babaya verilmektedir. Çocuğun korunması konusunda anne ve baba herhangi bir çözüm bulamazsa aile mahkemesine başvurup hâkimin çocuğun korunması için uygun önlemi almasını talep ederler. 

Yargıtay emsal kararlarına göre, velayet hakkının anneye mi, yoksa babaya mı verileceği daha az kusurlu olan tarafa bağlıdır. Hangi ebeveyn evlilik birliğinin sarsılması için daha az kusurluysa genel olarak velayet hakkı o tarafa verilmektedir. Bununla birlikte çocuğun menfaati de velayetin hangi tarafa verileceği konusunda önem taşımaktadır. Üstelik, olağandışı bir durum olmadıkça sadece anne ve baba velayet hakkına sahip olabilmektedir.

Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir şeklinde bir sorunun cevabı, velayet meselesinin tamamen çocuğun üstün yararına göre belirleneceği noktasında toplanır. Çocuğun bakımı ve eğitimi konusunda ebeveynlerden hangisi çocuk için daha fazla fayda sağlayacaksa genel olarak o tarafa velayet hakkı verilir. Bu konuda çocuğun sosyoekonomik durumu, psikolojik ve fiziksel durumu gibi hususlar göz önüne alınarak hâkim tarafından karar verilir. Şöyle ki eğer çocuk annesinin yanında daha mutlu ise ve daha iyi şartlar altında bakılacak ve eğitim görecekse velayeti anneye verilir. Birkaç çocuğun olması durumunda da bu durum aynıdır. Üstelik, çocuklardan biri babada, diğerleri annede kalmak istiyor, ya da biri annede kalmak istiyorken diğerleri babada kalmak istiyor olabilir. Bu durumda Yargıtay kararlarına göre çocukların tamamının velayet hakkının bir tarafa verildiği durumlar daha fazladır.

Aldatma (zina), özel boşanma sebeplerinden biri sayılmaktadır. Kanuna göre eşlerden biri zina ederse diğerinin boşanma davası açma hakkı doğar. Dava hakkı olan taraf boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay veya her halde zina eyleminin gerçekleşmesinden itibaren 5 sene içerisinde dava açmakla yükümlüdür. Aksi halde dava hakkı ortadan kalkmaktadır. Bu durumda aldatılan taraf aldatılmayı kabul etmiş, en azından hoş görmüş durumdadır.

Aldatmada çocuğun velayet hakkının kime verileceği hususunda da çocuğun “üstün yararı” oldukça önem taşımaktadır. Örneğin; aldatan taraf anneyse ve anne haysiyetsiz hayat sürmekte ise bu durumda çocuğun iyi şartlar altında bakılmayacağı ve eğitim göremeyeceği düşünülerek velayet babaya bırakılabilir. Ayrıca aldatan taraf anneyse bile çocuğun anne ile kalması çocuğun menfaatleri bakımından daha yararlı ise velayet hakkı anneye verilebilir. Bu durum baba için de aynıdır.

Buna rağmen, Yargıtay kararlarına göre velayet hakkının özellikle on iki yaş altı çocuklar için anneye verilmesi durumu daha fazla gözlenmektedir. Bunun sebebi, çocuğun biyolojik açıdan anneye duyduğu ihtiyaçtır. Aldatan tarafa velayet hakkının verilmesi çocuğun üstün yarar elde etmesine göre mümkündür. TC. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/6427 Esas numaralı ve 21.05.2018 karar tarihli Yargıtay ilamına göre;

Aldatan anneye velayet hakkının verilmesi, çocuğun üstün yararı gerekçesiyle mümkündür.

Bu kararda yerel mahkeme annenin yaşam tarzının çocukları olumsuz etkileyeceğini belirterek velayeti babaya vermiş olsa da Yargıtay bu kararı bozup çocukların üstün yararını göz önüne alarak velayet hakkının anneye verilmesi konusunda karar vermiştir.

Konuyla ilgili örnek Yargıtay kararına göre, boşanma aşamasında çocuğun velayeti aldatma gerekçesiyle babaya verilmiştir. Ancak baba ölmüş, çocuğa halası bakmaktadır. Hala, vasi görevindedir ve çocuğun velayeti için mahkemeye başvurmuştur.

“Küçüğün babası ile davalı annenin, kadının başka biri ile eşini aldatması nedeni ile boşandıklarını, velayetin bu nedenle babaya verildiğini, küçüğün baba yanında değil, halası ile birlikte yaşamaya devam ettiğini, halanın çocuğa anne şefkati ile yaklaştığını, annenin çocuğa ilgisiz kaldığını, velayetin tedbir olarak anneye verilmesine rağmen annenin çocuğu bir defa bile görmediğini, bu yönde bir talebinin olmadığını, alınan SİR raporunun çocuğun aleyhine olduğunu, annenin başka bir erkek ile yaşadığını, raporda annenin eşi olarak tanıtıldığını, ancak bu şahsın başka biri ile evli olduğunun açık olduğunu, kararın küçüğün aile ortamından koparılmasına yönelik olduğunu, çocuğun üstün yararının korunmadığını, annenin çocuk ile istediği zaman görüşebileceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.”

Üst mahkemeye taşınan dava şu şekilde sonuçlanmıştır:

“İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, alınan SİR raporları birlikte değerlendirildiğinde; davalı annenin, velayet hakkının kendisine verilmesini engel teşkil edecek olumsuz bir yaşantısının olmadığı, gayri resmi olarak başka bir şahıs ile birlikte yaşadığı, ondan da iki çocuğunun daha olduğu, annenin velayet hakkı askıda kalan davaya konu çocuğun velayet hakkının kullanma şartlarını taşıdığı, babanın ölümü ile davaya konu çocuğun anneden de ayrı kalmasının davaya konu çocuğun sağlıklı gelişimini olumsuz yönde etkileyeceği, davaya konu çocuğun velayet hakkının anneye verilmesinin davaya konu çocuğun sağlıklı gelişimleri açısından çocuk yararına olacağı dikkate alınmıştır.” (Bölge Adliye Mahkemesi Kararı- Adana BAM, 2. HD., E. 2019/1334 K. 2020/83 T. 15.1.2020)

Anne veya babanın aldatma gibi bir durumdan dolayı daha ağır kusurlu olduğu hallerde çocuğun üstün yararı ile hâkimin takdir yetkisi önemlidir. Aldatma gibi kusurlu durumlarda dahi çocuğun üstün yararının göz önüne alındığı bir gerçektir. Buna göre önem arz eden nokta, aldatma durumunun varlığı değil çocuğun hangi velisinin yanında daha iyi bir yaşam sürecek olmasıdır. Velayet avukatı çocuğun velayetinin müvekilinde kalmasıyla çocuğun üstün yararının sağlanacağı hususunda mahkemeyi ikna etmelidir.

Kaynak: Yargıtay Başkanlığı