05 Eyl 2022

Nafaka Nasıl Hesaplanır?

Eşler arasında evlilik birliğinin devamı çekilmez hale geldiğinde veya bununla beraber kanunda özel olarak sayılan boşanma sebeplerinin biri meydana geldiğinde boşanma davası açamak gündeme gelmektedir. Ancak bu süreçte maddi bir geliri olmayan eşin aklına süreç boyunca veya boşanma kararı sonrasında nasıl geçineceğine dair sorular gelmektedir. Hatta sırf ekonomik sıkıntıya düşeceği, kendi ihtiyaçlarını artık gideremeyeceği endişesiyle boşanma davası açma yoluna gitmeyen taraflar da mevcuttur. Hal böyle iken tarafların bu endişelerini gideren nafaka kurumu boşanma sürecinde oldukça önem arz etmektedir.

Nafaka Nedir?

Nafaka genel itibariyle boşanma davası açıldığında geçici olarak, boşanma kararı verildikten sonra ise kalıcı olarak mahkeme tarafından maddi zorluğa düşecek eş lehine ve var ise reşit olmayan küçük çocuklar için hükmedilen para alacağıdır. TMK. M.175’e göre: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Yükümlüsünün kusuru aranmaz.”

Madde metninde nafaka alacaklısının cinsiyetine göre herhangi bir ayrım gözetilmemiştir. Bu da toplumumuzda genel algı olan ‘nafaka kadına verilir’ kalıbını yıkmaktadır. Zira lehine nafakaya hükmedilecek kişinin cinsiyetine değil boşanma kararı sonrasında yoksulluğa düşecek olmasına ve bununla beraber kusurunun daha ağır olmamasına bakılmaktadır. Kusur açısından yapılan kısıtlamaya göre lehine nafakaya hükmedilecek kişinin kusursuz olması aranmamaktadır. Bu noktada kişinin kusurunun daha ağır olmaması yeterli görülmüştür. Nafaka türlerini tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası olarak ayırmak mümkündür. Her nafaka türü için gereken şartlar, hakimin takdir edeceği miktar, talep edilebilecekleri zaman farklılık arz etmektedir.

Tedbir Nafakası Nedir?

Tedbir nafakası geçici bir nafaka türüdür. Bu nafaka ile beraber hakim boşanma davası sürecinde yoksulluğa düşecek olan eşin mağduriyetinin engellemesini amaçlamaktadır. Tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için tarafların bu konuda herhangi bir talebinin olmasına ihtiyaç yoktur zira hakim bu nafaka türüne re’sen hükmetmektedir. Tedbir nafakası eş lehine hükmedilebileceği gibi müşterek çocuklar lehine de hükmedilebilmektedir. Zira hakim boşanma davası sırasında henüz boşanmaya karar vermemişken müşterek çocukların geçici velayetine ilişkin de karar vermektedir. Bu kararla beraber müşterek çocukların velayeti kendisinde olmayan eş masraflara katılma yükümlülüğü altına girmektedir. Bu yükümlülüğün sonucu olarak da hakim müşterek çocuklar lehine, velayeti kendisine bırakılmayan eş aleyhine tedbir nafakasına hükmedebilmektedir.

Aleyhine tedbir nafakası hükmedilen eş dava sonunda karar verilinceye kadar bu nafakayı ödemeye devam edecektir. Boşanma kararıile birlikte hakim tedbir nafakası yerine yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedebilecektir.

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Yoksulluk nafakası boşanma davası sonunda yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilen nafaka türüdür. Yoksulluk nafakası tedbir nafakasından farklı olarak tarafların talep etmesi halinde hükmedilecek bir nafakadır. Talep ve yoksulluğa düşecek olma şartlarıyla beraber lehine nafaka hükmedilecek kişinin boşanmadaki kusurunun daha ağır olmaması da gerekmektedir. Yoksulluk nafakasına ilişkin boşanma davasında talepte bulunabilmekle beraber boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde de yoksulluk nafakası talebiyle davanın açılması mümkündür.

İştirak Nafakası Nedir?

Taraflar her ne kadar boşanmaya karar verse de müşterek çocuklar üzerinde ebeveyn olma niteliklerini kaybetmemektedirler. Bu kapsamda her iki eş de çocukların masraflarına ve gelişimine yönelik yükümlü tutulmaktadır. Boşanma kararıyla beraber hakim müşterek çocukların velayetinin hangi eşte olacağına da karar vermektedir. Velayeti kendisine bırakılmayan eş için ise iştirak nafakasına hükmedilmektedir. Yani iştirak nafakası velayeti kendisine bırakılmamış olan eş aleyhine müşterek çocuklar lehine hükmedilen bir nafaka türüdür. Önemle belirtmek gerekir ki iştirak nafakasına boşanma davasıyla beraber hükmedilebileceği gibi boşanma davasından sonra da ayrı bir dava ile taleple beraber hükmedilmesi mümkündür.

Nafaka Hesaplaması Nasıl Yapılır?

Nafaka hesaplama hakimin takdir edeceği bir husus iken hakim gerektiği takdirde bir bilirkişi görüşü de alabilmektedir. Hakim nafakaya hükmederken çeşitli kriterleri değerlendirmektedir. Bu kriterler hakime nafaka miktarı tayini konusunda yol göstermektedir. Şöyle ki hakim nafaka miktarına hükmederken;

  • Eşlerin ekonomik durumu
  • Kaç müşterek çocuk olduğu
  • Eşin/çocukların yeme içme giyim masrafları
  • Çocukların eğitim giderleri
  • Eşin/çocukların varsa kira masrafları
  • Faturalar
  • Eşlerin meslekleri
  • Eşlerin gelirleri
  • Ulaşım giderleri
  • Yakıt masrafları
  • Sağlık giderleri gibi birçok hususu dikkate alarak karar vermektedir.

Yukarıda sayılanlar genel itibariyle hakimin nafaka miktarını hesaplarken dikkate alacağı hususlar olmakla beraber tedbir nafakası hesaplaması, iştirak nafaka hesaplama, yoksulluk nafakası hesaplama ayrımlarına göre farklı kriterlerin göz önüne alınması mümkündür.

X TL Maaş Alan Biri Ne Kadar Nafaka Verir?

Maaşa göre nafaka hesaplama nafaka miktarına hükmedilirken en öncelikle incelenen hususlardandır. Zira hakim nafaka miktarına hükmederken her ne kadar bir eşin yoksulluğa düşmesine engel olmayı hedeflemekte ise de diğer eşin de nafaka ödeyerek ekonomik olarak mağdur duruma düşmesine engel olmayı da dikkate almaktadır. Bu kapsamda tüm nafaka türleri için hakim tarafların ne kadar maaş aldıklarını incelemektedir.

Ancak önemle belirtmek gerekir ki nafaka miktarında esas alınacak tek gelir kalemi maaş değildir. Zira maaş ile beraber kişilerin farklı kaynaklardan geliri olması mümkündür. Örneğin kişinin maaşının çok cüzi bir miktar olmasına karşın taşınmazlarından elde ettiği yüksek kira gelirleri olabilmektedir. Bu noktada hakimin sadece maaşı hesaba katarak bir nafaka miktarı tayin etmesi hakkaniyete uygun düşmeyecektir.

Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere hakimin nafaka miktarı tayininde takdir yetkisi vardır. Bu kapsamda kişinin maaşının belli bir oranı nafaka miktarı olarak belirlenememektedir. Zira belirli bir oran kanun koyucu tarafından da belirtilmemiştir. Tüm bunlara rağmen uygulamada görüldüğü üzere mahkemeler ortalama gelire sahip kişiler için maaşının %25’i kadar bir nafakaya hükmetmektedir. Yani 6.000 TL maaşı olan biri aleyhine 1.250 TL nafakaya hükmedilmektedir. Bununla beraber kişinin maaşına ek bazı gelir kalemleri de mevcut ise bu halde %25’lik oran hakimin takdir etmesi üzerine %50-%60’lara çıkabilmektedir.

Hakim tarafından boşanma kararı sonucunda takdir edilen nafaka miktarı ilerleyen yıllarda ülkenin değişen ekonomik koşulları neticesiyle veya bununla beraber tarafların ekonomik durumlarında, ihtiyaçlarında gelir ve giderlerinde meydana gelen değişmeler neticesinde etkisiz kalabilmektedir. İşte bu halde nafaka miktarında bir güncelleme ihtiyacı ortaya çıkabilmektedir. Nafakanın değişen koşullara uyarlanabilmesi mahkemeye yapılacak bir başvuruyla mümkün olacaktır. Yani kişinin nafaka arttırımı için dava açması gerekmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki hakim nafaka miktarına ilişkin ilk verdiği hükümde tarafların talebi üzerine yıllık nafaka artış oranı hususuna ilişkin bir karar vermiş olabilmektedir. Yine de bu artış oranına rağmen nafaka miktarı gelişen durumlarda mevcut ihtiyaçları karşılamaya yetmezse o halde de nafaka artırım davası açmak mümkün olacaktır. Sonuç olarak boşanma kararı sonucunda hakim yıllık nafaka artış oranına ilişkin bir karar vermemiş ve bu sebeple nafaka miktarı değişen ekonomik koşullarda ihtiyaçları karşılayamayacak hale gelmiş olabilir bununla beraber hakim hükmünde yıllık nafaka artış oranını belirlese bile bu artış oranı dahi yeni gelişen ve değişen koşullarda nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılayamamış olabilir. İşte bu iki halde de nafaka alacaklısı nafaka arttırım davası açabilmektedir.

Nafaka Kaç Yıl Ödenir?

Nafakanın kaç yıl ödeneceği sorusu nafaka türüne göre değişmektedir. Tedbir nafakası geçici bir nafaka türüdür ve boşanma davası süresince eşin veya müşterek çocukların ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için hükmedilmektedir. Dolayısıyla tedbir nafakası boşanma kararı verilinceye kadar ödenmektedir. Bununla beraber boşanma davası sırasında koşulların önemli ölçüde değişmesi halinde hakim tedbir nafakasına ilişkin kararlarını da değiştirebilmektedir.

Tedbir nafakası boşanma kararının ardından yoksulluk nafakası veya iştirak nafakası halini alacaktır.

İştirak nafakası velayeti kendisine bırakılmayan eş aleyhine müşterek çocuklar lehine hükmedilen bir nafaka türüdür. Kural olarak iştirak nafakası lehine nafaka hükmedilmiş olan müşterek çocuğun ergin olması ile birlikte kendiliğinden sona erecektir. Burada kanunun aradığı husus erginliktir. Dolayısıyla çocuğun yalnızca 18 yaşını doldurmuş olması değil mahkeme kararıyla veya evlenmeyle ergin kılınmış olması halleri de nafaka alacaklısı olma sıfatını kendiliğinden kaybetmesine sebep olacaktır.

Çocuk ergin kılınmamışsa bile bazı hallerde nafaka yükümlüsünün bu yükümü ortadan kalkabilmektedir. Eğer çocuk 18 yaşını doldurmamış ve evlilik veya mahkeme kararıyla da ergin kılınmamış ise ancak bir meslek veya sanat ile kendi geçimini sağlayabilecek ekonomik düzeye ulaşmışsa bu halde nafakanın kesilmesi mümkün olacaktır. Çocuğun edindiği meslek veya sanat ile kendini geçindirebilmesi halinde hakim re’sen nafaka yükümlüsünün bu yükümünü ortadan kaldırmamaktadır. Yükümlünün bu konuya ilişkin mahkemeden bir talepte bulunması gerekmektedir.

İştirak nafakasının kaç yıl ödeneceği hususunda bir tereddüt olmamakla beraber aynı kesinlik yoksulluk nafakasında mevcut değildir. Zira doktrin ve Yargıtay ilamlarında da yoksulluk nafakası, süreli nafaka, süresiz nafaka hususlarında net bir belirleme yer almamaktadır. Şöyle ki, TMK m. 175’e göre;

“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.”

Madde metninin lafzi yorumuyla yoksulluk nafakasının süresiz olarak verileceği anlaşılmaktadır. Süresiz olmakla beraber yoksulluk nafakasının kesileceği haller de kanunda sayılmıştır. TMK m. 176’da nafakanın kaldırılacağı haller düzenlenmiştir.

  • Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi
  • Nafaka alacaklısının veya nafaka yükümlüsünün ölmesi
  • Nafaka alacaklısının evlenmemiş olmasıyla beraber fiilen evliymiş gibi yaşaması
  • Nafa alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması
  • Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi hallerinde nafaka yükümlüsünün nafaka ödeme yükümü ortadan kalkacaktır.

Nafaka alacaklısının evlenmesi veya taraflardan herhangi birinin ölümü halinde nafaka kararı kendiliğinden ortadan kalkarken diğer hallerde nafakanın kaldırılması için konuya ilişkin bir mahkeme kararı gerekecektir. Dolayısıyla geçmiş ve güncel nafaka borçlarının ödenmesi gerekmekte olup aksi halde haciz ve ardından hapis yaptırımı ile karşı karşıya kalmak mümkün olabilecektir.

Birikmiş Nafaka Hesaplama

Nafaka alacağı kanun koyucu tarafından öncelikli vaziyettedir. Nafaka alacağı aslında kamu alacağı gibi öncelikli olan alacaklar arasındadır. Nafakaya ilişkin mahkeme kararının nafaka yükümlüsüne tebliğinden itibaren bu borcun ödenmesi gerekecektir. Nafaka borcunun ödenmemesi halinde yükümlünün mallarına haciz konulması sonrasında hapis kararıyla karşılaşması mümkündür. Ödenmeyen nafaka alacakları konusunda icra takibi başlatılabilecek ve menkul gayrimenkul mallara haciz koyulabilecektir. Bunlarla beraber yükümlünün maaşına haciz konulması da mümkündür. İcra takiplerine rağmen borcun ödenmemesi durumunda da hapis ile karşı karşıya kalmak mümkün olacaktır. Ancak hapis cezası için nafaka alacaklısının icra ceza mahkemesine 3 ay içerisinde şikayette bulunması gerekmektedir. Konuya ilişkin İİK. m. 344’e göre; 

“Nafakaya ilişkin kararların gereğini  yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.”

Ancak önemle belirtmek gerekir ki birikmiş nafaka adi alacak hükmündedir. Dolayısıyla yukarıda ifade ettiğimiz m. 344 hükmü birikmiş nafaka alacaklarında uygulanmayacaktır. Yani m. 344 hükmü aylık nafaka alacakları için söz konusu olacaktır. Birikmiş nafaka gelen itibariyle ödenmemiş olan nafakaların geçmiş tarihlere dönük olarak toplanması anlamına gelmektedir. Birikmiş nafaka hesaplaması ise nafaka ilamının nafaka yükümlüsüne tebliğ edildiği andan itibaren yapılmaktadır.

Kural olarak borçluların emekli maaşlarına haciz konulamamaktadır. Ancak nafaka alacakları bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır. Zira nafaka alacakları için nafaka yükümlüsünün emekli maaşına haciz konulabilecektir. Konuya ilişkin Yargıtay 8. Hukuk Dairesi de 2013/14404 E., 2013/12866 K. sayılı kararında “birikmiş nafaka için emekli maaşından ¼ oranında kesinti yapılabilir.” şeklinde hüküm kurmuştur.

Asgari Ücret Alan Bir Kişi Ne Kadar Nafaka Öder?

Yukarıda da ayrıntılarıyla açıkladığımız üzere Hakim nafaka yükümlüsünün ödemesi gereken nafaka miktarına hükmederken yükümlünün yalnızca maaşına bakmamaktadır. Zira kişinin maaşı dışında da gelirinin olması muhtemeldir. Bu kapsamda asgari ücret alan kişi şu kadar nafaka öder şeklinde bir ifade kullanmak doğru olmayacaktır. Ancak genel itibariyle şunu söylemek mümkündür: Mahkeme kararlarında da görüleceği üzere hakim tek çocuklu eşler için maaşın ortalama %25’i kadar nafakaya hükmetmektedir. Bu noktada da asgari ücretle geçinen bir kişinin aleyhine mahkemenin ücretin %25’i şeklinde bir nafakaya hükmedeceğini söylemek mümkün olacaktır.

 

Kaynak:

Türk Medeni Kanunu

Yargıtay