01 Ağu 2022

İstinaf Nedir?

Yargı teşkilatımızda istinaf mahkemeleri kurulmadan önce ilk derece mahkemelerince verilen kararlar doğrudan Yargıtay’a taşınmaktaydı. Ancak bu durum uyuşmazlıkların sayısının artması ile beraber çıkılmaz hale gelmiştir zira Yargıtay’ın iş yoğunluğu uyuşmazlıklarla paralel olarak aşırı şekilde artmıştır. Yargıtay’ın iş yükünü azaltmak 3 dereceli bir teşkilat sistemi kurmak amacıyla çeşitli adımlar atılmış ve bu adımlar neticesinde 2016 yılında istinaf mahkemeleri faaliyete geçmiştir..

İstinaf Ne Anlama Gelir?

İstinaf, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararların hem usul yününden hem de esas yönünden bir üst derece mahkemesince incelenmesidir. Kısaca, istinaf ne demek sorusuna verebileceğimiz cevap: istinaf bir kanun yoludur, şeklindedir.

İstinaf incelemeleri istinaf mahkemelerince yapılır. Peki, istinaf mahkemesi nedir?

Yargı teşkilatımızda istinaf mahkemesi iki ayrı mahkeme olarak düzenlenmiştir. İstinaf incelemeleri Bölge Adliye Mahkemesi veya Bölge idare Mahkemesince yapılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemeleri ilk derece hukuk ve ceza mahkemelerinin verdikleri kararları incelerken Bölge İdare Mahkemesi ise idare ve vergi mahkemelerince verilen kararları incelemekle görevlidir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin Bulunduğu İller:

Mevcut Bölge Adliye Mahkemesi sayısı en son Denizli, Malatya ve Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemelerinin de açılması ile 18’e yükselmiştir. Son düzenlemeyle beraber ülkemizde şu illerde Bölge Adliye Mahkemesi bulunmaktadır: Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Sakarya, Samsun, Trabzon, Van, Denizli, Malatya ve Tekirdağ.

Mahkemenin Vermiş Olduğu Karara İtiraz Yolu (İstinaf)

Yukarıda da belirttiğimiz gibi istinaf mahkemeleri ilk derece mahkemeleri tarafından verilen nihai kararları inceleme merciidir. İlk derece mahkemelerinin vermiş olduğu kararlara karşı bir itiraz yoludur. Ancak ifade etmememiz gerekir ki ilk derece mahkemelerince verilen tüm nihai kararlar istinaf incelemesine tabi değildir. Kanunlarda bu hususa ilişkin ayrıntılı sınırlamalar mevcuttur. Hem genel hem de özel kanunlarda istinaf edilebilecek veya istinaf edilemeyecek kararlara açıkça yer verilmiştir. Ayrıntıları ile açıklamak gerekir ise:

Hangi Kararlar İstinaf Edilebilir?

Bir kararın istinaf edilip edilemeyeceği hususu kanunla düzenlenmiştir. Yani ilk derece mahkemesi hakiminin bu konuda herhangi bir yetkisi yoktur.

  • İlk derece mahkemelerinin kişi hallerine ilişkin uyuşmazlıklar hakkındaki tüm nihai kararları istinaf edilebilir. 
  • İlk derece mahkemelerince verilen malvarlığına ilişkin davalar hakkındaki nihai kararlara karşı kural olarak istinaf yoluna başvurulabilir.
  • İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtay’a başvurabileceği belirtilmiş olup da istinaf mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, istinaf yoluna başvurulabilir.

Hangi Kararlar İstinaf Edilemez?

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi ilk derece mahkemesince verilen kararlar kural olarak istinafa tabidir. Ancak bu kuralın istisnaları mevcuttur. İstisnalar ise şunlardır:

  • İstinaf sınırını geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları kesindir bu kararlara karşı istinaf yoluna gidilemez. (Manevi tazminata ilişkin davalarda ilk derece mahkemesince verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.)
  • Özel kanun hükümlerinde o kanun ile ilgili bazı mahkeme kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir dolayısıyla belirtilen bu kararlara karşı da istinaf yoluna başvurulamayacaktır. Bu özel kanunlardan bazıları şunlardır:
  • - Tüketici Kanunu (md. 70/5),
  • - 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (md. 9/3, md. 15, md. 19/4, md. 43/3, md. 61/2, md. 65/2, md. 65/3),
  • - 5362 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu (md. 49),
  • - 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (md. 49/b, 2)
  • Delil tespiti kararları istinafa tabi değildir.
  • Ara kararlar tek başına istinaf edilemez. Ancak nihai kararla beraber ara kararın da istinaf edilmesi mümkündür.
  • Adli yardım talebinin reddi kararına itiraz üzerine verilen karar istinaf edilemez.

Davanın İstinafta Olması Ne Demek?

İlk derece mahkemesi nihai kararını verdikten sonra davanın istinaf incelemesine geçmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Tarafların, özellikle aleyhine hüküm kurulan tarafın, ilk derece mahkemesince verilen kararda hukuka aykırı bir durumun varlığı düşüncesi ile verilen kararı istinaf incelemesi için bir üst mahkemeye taşımaları söz konusu olmaktadır. Ancak belirtmek isteriz ki istinaf incelemesi yalnızca tarafların bu konuda bir talepleri olması halinde mümkündür. Yani mahkeme verilmiş olan kararı kendiliğinden bir üst mahkemeye gönderemez. Kısaca davanın istinafta olması ilk derece mahkemesi tarafından nihai bir karar verilmiş olduğu ve taraflardan birinin verilmiş olan bu karara karşı bir üst mahkeme olan istinaf mahkemesine başvurdukları anlamına gelmektedir.

İstinaf Dilekçesi Şartları

İstinaf talebi bir dilekçe ile yapılır. İstinaf dilekçesinde bulunması gereken hususlar HMK md. 342 de sayılmıştır. Buna göre istinaf dilekçesinde şunlar yer almalıdır:

  1. Başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, ad ve soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri
  2. Varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri
  3. Kararın hangi mahkemeden verilmiş olduğu ve tarih ile sayısı
  4. Kararın başvurana tebliğ edildiği tarih
  5. Karar özeti
  6. Başvurucu sebepleri ve gerekçesi
  7. Talep sonucu
  8. Başvuranın veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası

Süresi içerisinde yapılmış olan istinaf başvurusu ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmesini engeller.

İstinaf talebi üzerine kararı veren mahkemece dava dosyası, istinaf mahkemesinin ilgili hukuk dairesine gönderilir. İstinaf mahkemesi tarafından istinaf incelemesi yapılır. İlk olarak bir ön inceleme aşamasından geçilir. Ön incelemede ilk olarak yetkili mahkeme olup olunmadığı hususu incelenir. Sonrasında başvurunun süresi içinde yapılıp yapılmadığı, başvuru şartlarını taşıyıp taşımadığı, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin gösterilip gösterilmediği hususları incelenir. Eğer belirttiğimiz hususlara ilişkin herhangi bir eksiklik olduğu sonucuna varılırsa o halde mahkeme istinaf talebini usulden reddeder. Tüm bu incelemeler sonunda istinafa başvuruya engel herhangi bir durumun olmadığı tespit edilirse o halde ilk inceleme tamamlanıp esas hakkında incelemeye geçilir.

İstinaf incelemesi duruşmalı veya duruşmasız olarak yapılabilir. Duruşmasız yapılacak istinaf incelemeleri usule ilişkin ve esasa ilişkin olmak üzere iki şekilde incelemeye tabi tutulur. Duruşmasız usule ilişkin verilecek kararlar HMK md. 353 hükmüyle düzenlenmiştir. HMK md. 353 hükmüne göre; aşağıda sayılan hallerde bölge adliye mahkemesi duruşma yapmaksızın ve esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verir:

  1. Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.
  2. İleri sürülen ret talebine rağmen ( haklı bir ret talebi olması koşu ile) reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.
  3. Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması
  4. Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.
  5. Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların ayrılmasına veya birleştirilmesine karar verilmiş olması

İstinaf mahkemesinin duruşma yapmadan verdiği usule ilişkin kararlara yönelik temyiz incelemesi yoktur.

İstinafta duruşma yapmadan esasa ilişkin verilecek kararlar şunlardır:

  1. Eğer istinaf mahkemesi, incelediği ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunu tespit edebilirse, duruşma yapmadan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir.
  2. Yargılamada eksik bir durum olmamakla birlikte, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verir.
  3. Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanabilecek nitelikte eksiklik ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.

Yukarıda ayrıntılı ifade edilen haller dışında istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılır. İstinaf incelemeleri, istinaf dilekçesinde belirtilmiş olan sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

İstinaf Kanun Yolunda Yapılamayacak İşlemler

20 Temmuz 2016 tarihinden sonra verilen ilk derece mahkemesi kararlarına karşı ilk olarak istinaf yoluna başvurulur. İstinaf bir kanun yolu olduğundan ilk derece mahkemesinde yapılan bazı işlemler istinafta yapılamayacaktır. Şöyle ki: istinaf mahkemesi hukuk dairelerinde talep sonucu değiştirilip genişletilemez, yeni delile dayanılamaz, yeni vakıalar ileri sürülemez, karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, iddia ve savunma ıslah edilemez ve başkaca istinaf mahkemelerinde istinaf incelemesi yapılan davaların birleştirilmesi istenemez.

Ancak belirtmek gerekir ki istinaf mahkemesinde ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti talep edilebilir bu geçici hukuki korumalara karar verilebilir.

İstinaf Kaç Ay Sürer?

Öncelikle istinaf mahkemesine başvurmak isteyen tarafların başvuru süresini kaçırmamaları gerekir. Hukuk Mahkemelerinde istinafa başvuru süresi ilk derece mahkemelerince verilen kararların usule uygun bir şekilde tebliğ veya tefhim edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Usulüne uygun bir başvuru yapıldıktan sonra ön inceleme yapılacak ardından esasa geçilip karar verilecektir.

İstinaf mahkemelerinde incelenecek olan davanın yoğunluğuna, uzunluğuna, türüne göre ilgili incelemenin süresi değişmektedir. Ancak şunu söyleyebiliriz ki son yıllarda istinaf incelemeleri yoğunluktan ötürü 1 yıl veya daha uzun sürmektedir.

 İstinaf Mahkemesi Kararından Sonra Ne Olur?

İstinaf mahkemesi kararı sonrası verilen kararın temyiz incelemesine açık olup olmamasına göre farklı düzenlemeler mevcuttur. Eğer istinaf sonrası verilen karara karşın temyiz yolu açıksa kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde temyiz yoluna başvurulabilir. Bu durumda gerekli temyiz şartları sağlanmışsa dosya Yargıtay’a gönderilir aksi halde temyiz talebi reddedilir. İstinaf mahkemesince verilen karara karşı temyiz yolu kapalı ise Böle Adliye Mahkemesi kararına göre işlem yapılır, ilgili mahkemeye dosya gönderilir ve ona göre gerekli kararlar verilir.

Temyiz ve İstinaf Arasındaki Fark

Türk yargı sisteminde temyiz mercii Yargıtay ve Danıştay’dır. İstinaf mercii ise Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemeleridir.

  • Temyiz ve istinaf arasındaki en önemli fark şudur: İstinaf mahkemelerinde ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hem olay yönünden hem de hukuki yönden incelenir. Temyiz incelemesinde ise istinaf mahkemelerince verilen kararların yalnızca hukuki yönden denetimi yapılmaktadır. Yani temyiz mercii olan Yargıtay yalnızca ilgili hükmün olaya doğru uygulanıp uygulanmadığı yönünde bir denetleme yapar.
  • İstinaf mahkemesi inceleme sonucunda yeni bir karar verirken temyiz mahkemesi istinaf mahkemesince verilmiş olan kararı ele alır ve incleme neticesinde ya istinaf mahkemesince verilmiş olan kararı onar ya da verilen kararı bozar.

Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu