13 Tem 2022

Boşanmada Hacizli Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Boşanma davası, çekişmeli ve anlaşmalı (tek celsede) olmak üzere ikiye ayrılır. Anlaşmalı boşanma davasında bir anlaşmalı boşanma protokolü (sözleşmesi) hazırlanarak mal paylaşımı kesin bir şekilde belirlenebilmektedir. Çekişmeli boşanma davasında ise boşanma dilekçesinde “mal paylaşımı talep beyanı” belirtilerek boşanma davası kararının sonuçlanmasının ardından mal paylaşım davası açılabilir. Bu davada, mal paylaşımı katılma alacağı rejimine göre sonuçlanır. Buna göre, eşler birbirine ait edinilmiş mallar üzerinde yarı yarıya hak sahibidir. Dolayısıyla mal paylaşımı, edinilmiş mallar üzerinde eşit payda olmaktadır.

Boşanmada hacizli mal paylaşımı, kanunda açık bir şekilde belirtilmemiştir. Malın hacizli olup olmaması paylaşım konusunda herhangi bir önem ifade etmemektedir. Hacizli malların paylaşımı konusunda önemli olan mal paylaşımı rejimini belirleyecek olan evlilik birliğinin kurulma tarihidir.

  • Evlilik birliğinin kurulması 01.01.2002 tarihinden önce ise: Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından eşler arasında “katkı payı rejimi” uygulanmaktadır. Mal ayrılığı rejimine göre eşlerin edinilmiş malları da kendilerine ait olmaktadır. Dolayısıyla hem evlilik birliği içerisinde hem de evlilik birliğinin ardından kazanılmış her türlü mal kazanan eşe aittir. Miras, bağışlama sözleşmesi, bir iş veya emek dolayısıyla kazanılmış mal olup olmaması fark etmeksizin her biri “kişisel mal” olarak kabul edilmektedir. Evlilik birliği bittikten sonra eşlerin evlilik birliği içerisinde kazanmış olduğu tüm mallar eşin kendisine ait sayılmaktadır. Diğer eşin herhangi bir iddiada bulunması mümkün değildir.
  • Evlilik birliğinin kurulması 01.01.2002 tarihinden sonra ise: Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından mal paylaşımı “katılma rejimi” ne bağlı olarak yapılır. Katılma rejimi, eşlerin evlilik birliği içerisinde birbirinin edinilmiş malları üzerinde yarı yarıya (eşit) hak sahibi olmasıdır. Türk Medeni Kanunu’nda kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımı kesin bir şekilde yapılmıştır. Buna göre, mal paylaşımı yapılabilecek mallar edinilmiş mallardır. Edinilmiş mallar ise: çalışma karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı sebebiyle ödenen tazminatlar, kişisel maldan elde edilen gelir ve edinilmiş malların yerine geçen değerlerdir. Buna karşılık olarak kişisel mallar evlilik birliğinin bozulması ardından mal paylaşımı ile pay edilememektedir. Kişisel mallar; eşlerden birinin tek başına kişisel kullanımına yarayan eşyalar, evliliğin başlangıcında eşlerden birine ait olan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da bedelsiz olarak (karşılıksız kazanma yoluyla) elde ettiği malvarlığı değerleri, manevi tazminat alacakları ve kişisel mal yerine geçen değerlerdir. Kişisel mallar genel olarak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra mal paylaşımına tabii tutulamamaktadır. Buna rağmen Türk Medeni Kanunu m. 221. ile açıkça belirtildiği üzere eşler, sözleşme imzalayarak kişisel mal gelirlerinin edinilmiş mal kapsamına alınmaması için anlaşma yapabilirler.

Yukarıda da belirtildiği üzere, mal paylaşım rejimi 01 Ocak 2002 tarihinden önce kurulan evliliklerde “katkı payı rejimi” olarak eski Türk Medeni Kanunu’nda belirlenmiştir. Katkı payı rejimine bağlı olarak 01 Ocak 2002 öncesinde evlenmiş eşlerin boşanmasının kesinleşmesinden sonra mal paylaşımı kısmen mevcut olmamaktadır. Tarafların evlilik birliği içerisinde edinilmiş malları da kişisel mal sayılmaktadır. Bu nedenle hangi eş hangi mal üzerinde yasal olarak hak sahibi ise o mal o eşindir. Eşlerin birbirlerinin malları üzerinde hak iddia etmesi genel itibariyle mümkün değildir. Dolayısıyla hacizli mal da olsa 2002 yılından önce yapılmış evliliklerde hacizli mal sahibinin eşinin herhangi bir şekilde mal paylaşım talebinde bulunma hakkı bulunmamaktadır.

01 Ocak 2002 tarihinden sonra ise katılma rejimine göre boşanmış eşler için mal paylaşımı yapılır. Katılma rejimi ise eşlerin eşit oranda birbirlerinin edinilmiş malları üzerinde hak sahibi olduğu ve kişisel mal – edinilmiş mal ayrımının yapıldığı bir rejimdir. Bu noktada malın hacizli olup olmamasının herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Hacizli mal da olsa, eş, mal paylaşım rejimine bağlı olarak yarı oranda hak iddia edebilmektedir.

Hacizli malların boşanmanın kesinleşmesinden sonra paylaştırılması konusunda önemli bir husus, eşin hacizli maldan alacağının olmasıdır. Eğer ki eşin hacizli maldan alacağı var ise ve mala tedbir konulmuş ya da malın haczedildikten sonra haklarını talep eden alacaklılar var ise, eş de aynı şekilde haciz sırasına girer. Haciz sırası eşe ne zaman gelirse eş o zaman hacizli maldan alacağını alır. Hacizli malların paylaşımı genellikle bu şekildedir. Sıra ile herkes alacağını hacizli malın satışının ardından alır.

Önemli bir diğer husus da evlilik birliği içerisinde ya da evlilik birliğinin kurulmasından önce veya sonra eşin sahip olduğu icra dosyalarından diğer eşin sorumlu olup olmayacağıdır; hiçbir şekilde kişinin boşanmış olduğu eşi, kişinin kendi icra dosyalarından doğan borçlarından sorumlu tutulamamaktadır. Ancak, eşler arasında ortak bir borçlanma var ise bu durumdan her iki eş birlikte sorumlu olur. Ancak kişinin evlilik birliği içerisinde tek başına yapmış olduğu borçlanmalardan eş sorumlu değildir.