07 Tem 2022

Anne ile Babadan Gelen Bağışların Boşanma Davasında Paylaşımı

Bağış bir malın karşılıksız olarak başkasına temlikidir; tek taraflı bir işlemdir. Mal rejiminin tasfiyesinde ana/baba tarafından yapılan temlik işlemleri hayatın olağan akışına göre, karşılıksız kazandırma ve bir tür bağış işlemi vasfındadır. Nitekim, Türk toplumunda ana/babanın evlatlarına satış yapması gelenek ve göreneklere göre alışıldık değildir. Dolayısıyla, ana/babanın evlatlarına verdikleri bir mal hayatın olağan akışına göre bedel karşılığı satılmış olarak kabul edilmez. Daha ziyade böyle bir bağışın, satış olarak görünmesi halinde dahi, bedel karşılığı verilmediği kabul edilir. Dolayısıyla, esasen ilk olarak kabul edilen eşe geçen malvarlığının onun kişisel malı olduğudur.

Bu çerçevede Türk Medeni Kanunu m. 220/2 uyarınca;

  • mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan, veya
  • bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla

elde ettiği malvarlığı değerleri kişisel maldır.

Anlaşılacağı üzere, anne/babadan gelen bağışlar ilk bakışta hediye olarak kabul edilir. 

Tapuda Satış Olarak Gösterilen Bağışların (Hibelerin) Boşanmada Paylaşımı Nasıl Olur?

Mal rejiminin tasfiyesinde anne ve baba gibi yakınlar tarafından eşlere yapılan temlik işlemleri resmi kayıtta bedelle yapılmış gibi gösterilse dahi hayatın olağan akışına göre karşılıksız kazandırma ve bir tür bağış işlemi vasfında olduğu için anne ya da babadan eşe geçen bu malvarlığı onun kişisel malı kabul edilmektedir.

Örneğin;

  • Bir baba oğluna ev bağışında bulunması halinde bunu tapuda satış şeklinde gösterebilir. Bağışı satış şeklinde göstermenin sebebi işlem yaparken alınan harçlardır. Nitekim, bağış yaparken ödenen harç, satış harcından daha yüksek olduğu için kişiler işlem yaparken böyle bir yol izlemektedir.

Tapu Satış Devir Harcı

Bağış Tapu Harcı (Hibe Tapu Harcı)

  • Satış tapu harcı, gayrimenkulün beyan edilen satış değerinin 1000’de 20’si (%2) alıcı ve satıcı için ayrı ayrı uygulanır. Örneğin; 400.000 TL için alıcı 8.000 TL + satıcı 8.000 TL satış harcı ödeyecektir.
  • Döner Sermaye ve İlave Hizmet Bedeli: 2022 yılı için 232 TL + 32 TL’dir. İle göre değişiklik gösterebilir.
  • Tapu hibe harcı, en az emlak beyan değerinin 1000’de 68,31’i bağış kabul edenden alınır.
  • Döner Sermaye: 232 TL + 32 TL

Yukarıdaki harç oranları ülkemizdeki enflasyona göre ve her yıl bir önceki yıla göre değişiklik gösterebilmektedir.

Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, eşlerden birinin anne veya babalarından gelen mallar söz konusu olduğunda; satış gösterilse dahi mal bağış (karşılıksız kazandırma) olarak değerlendirilmektedir. Bu tasarrufi işlem, hayatın olağan akışına göre, fiili karine olarak bağış kabul edilmektedir. Bu karinenin aksini iddia eden eş, yani malın esas bedelinin para verilerek gerçek anlamda satın alındığını iddia eden eş iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Anne ya da babadan gelen mala ilişkin tasarrufun bağış değil de gerçek anlamda satış olduğunu iddia eden eş, başta satış bedelinin ödendiğine ilişkin ödeme kayıtları, kredi kullanım kayıtları vs. gibi iddiasını güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlamalıdır.

Somut uyuşmazlığa gelince taraflar, 10.11.1983 tarihinde evlenmiş, 02.05.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 02.04.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Tasfiyeye konu 55 parsele kayıtlı bahçe niteliğindeki taşınmaz tapuda davalının annesi dava dışı Esma adına kayıtlı iken evlilik birliği içinde 29.08.2005 tarihinde satış yolu ile davalı adına tescil edilmiş, boşanma davasından sonra 12.05.2008 tarihinde ise satış yolu ile tekrar anne dava dışı Esma'ya tapuda devredilmiştir.

Mahkemece, aynı taraflar arasında görülen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/224 esas ve 2014/1115 karar sayılı ilamı ile 55 parsel sayılı taşınmazın boşanma davasının mali sonuçlarından etkilenmemek adına muvazaalı olarak devir işleminin yapıldığı değerlendirildiği ve taşınmazın 1/2 hissesinin davalı ... adına tesciline karar verildiği gerekçesiyle; taşınmaz davalının edinilmiş malı olarak kabul edilip davacı lehine alacağa hükmedilmiştir.

Ne var ki, anneden davalıya yapılan bu devrin yukarıda açıklanan ilkelerden anlaşılacağı üzere bağış olarak kabulü gerekir. Bu fiili karinenin aksini ispat yükü davacı taraftadır. Davacı taraf parası ödenerek taşınmazın davalının annesinden satın alındığını dosya kapsamından ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, bahçe niteliğindeki taşınmaz yönünden bağış suretiyle edinilmesi nedeniyle davalının kişisel malı olduğu ve tasfiyeye dahil edilemeyeceği gözetilmeden davacı tarafın alacak talebinin kabulu ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2018/12268 K.)

Yukarıdaki karara göre mal rejiminin tasfiyesinde anne ve baba gibi yakınlar tarafından eşlere yapılan devir işlemelerinin karşılıksız kazandırma olamadığı iddia eden eş tarafından ispatlanabilir, aksi halde boşanmada mal paylaşımına konu olmaz.

Anne ve Babadan Bedel Ödenerek Satın Alınan Malların Boşanmada Paylaşımı Nasıl Olur?

Anne ve babadan gerçek anlamda para ödeyerek satın alınan mallar, evlilik sırasında alınmış ise, adeta üçüncü bir şahıstan satın alınmış gibi kabul edilir. Ancak mala karşı bedel ödendiği ve bu bedelin boşanmada mal paylaşımına tabi tutulması gerektiği eş tarafından iddia ve ispat edilmelidir. Nitekim, iddia olmaması halinde veya iddianın ispatlanamaması halinde, anne/babadan devrolunan mallar bağışlama akti olarak kabul edilir. Bağışlama halinde ise, boşanmada söz konusu mal boşanan eşler arasında paylaşılmayacaktır.

Ölünceye Kadar Bakma Akti veya Miras Şeklinde Gelen Malların Boşanmada Paylaşımı Nasıl Olur?

Bazı hallerde anne/babalar çocuklarına bağış yaparken ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaparlar. Bu halde, kendilerine ölünceye kadar bakacak olan çocuklarına diğer kardeşlerden daha fazla mal bırakmış olurlar. Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri karine olarak karşılıksız kazandırmadır. Dolayısıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığında yapılan bağışlamalar kişisel mal olarak kabul edilir. Kişisel mallar, boşanmada paylaşıma tabi değildir. Bunun gibi, anne ve babasından miras yoluyla geçen mallar, kişiye miras kalmış sayılır ve bu miras üzerinde diğer eş hak iddiasında bulunamaz.

 Davalının babası tarafından ölünceye kadar bakma akdi gibi işlem yapılmış ve yapılan devir evlilik birliği içerisinde gerçekleşmiş ise de; bir fiili karine olarak, hayatın olağan akışına göre eşlerden birinin anne veya babası tarafından yapılan bu gibi malvarlığı devirleri karşılıksız kazandırma (bağışlama) olarak değerlendirildiğinden ve bu fiili karinenin aksini, yani parasını vererek gerçek anlamda satın alındığını, tasarrufun karşılıksız kazandırma olmayıp karşılığı verilerek elde edilmiş bir edinim olduğunu, gerçek anlamda bir satış işlemi olduğunu iddia eden eş; başta satış bedelinin ödendiğine ilişkin ödeme kayıtları olmak üzere iddiasını güçlü ve inandırıcı delillerle de ispatlayamadığından davalıya babası tarafından devredilen 5088 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının mal rejiminin tasfiyesine bağlı bir alacak hakkının mevcut olmadığı sonucuna varılmıştır.

Ayrıca, mahkemenin davalının kardeşine gönderdiği 48.000,00 TL’ nin de babasının ölmeden önce mirasçıları arasında yapmış olduğu paylaşmaya dayalı olduğunun kabulü de bu yöndedir. Tüm bu açıklamalara göre, Mahkemece, banka hesaplarında bulunan paraya yönelik davacının talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, deliller hatalı değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.  (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-Karar: 2017/1293).

Boşanmada Hangi Mallar Paylaşılmaz?

  • Boşanmada eşlerin evlenmeden önceki malları ve kişisel malları paylaştırılmaz.
  • Eşlerden birinin anne veya babasından gelen malları satış olarak gösterilse bile, bağış olarak kabul edilmektedir ve bu bağışlar kişisel mal sayıldıkları için paylaştırılmaz.
  • Miras olarak geçen mallar paylaştırılmaz.

Anne Babadan Satın Alınan Malın Boşanmada Mal Paylaşımında Yeri Nedir?

Anne babadan satın alma yoluyla edinilen mallar Yargıtay kararları uyarınca fiili karine olarak bağışlama yoluyla kazanılmış sayılmaktadır. Bu karinenin gerekçesi olağan hayat akışında anne babanın çocuklarına mal satmak yerine bağışlama yoluyla kazandırma yapmasıdır. Her ne kadar Yargıtay anne babadan satın alınan malları karine olarak bağış sayıp mal rejimi tasfiyesinde kişisel mal olarak nitelendirse de, bunun aksi ispatı mümkündür. Zira gerçekten eşler anne babadan malları satın almış olabilir. Bu durumda tapu kayıtları, yazılı deliller, sözleşmeler, banka hesap bilgileri ispata yarayan araçlar arasında yer alır. Eğer eşlerden biri malın gerçekten satın alındığını, bedelinin ödendiğini ispat ederse, o halde bu mal, boşanmada mal paylaşımında “edinilmiş mal” sayılıp tasfiye aşamasında paylaşıma tabi olacaktır. Dolayısıyla satış olduğunun ispat edilmesi halinde, diğer eş bu malda hak iddia edebilecektir.  

2002’den Önce Evlenenlerde Mal Paylaşımı Nasıl Gerçekleşir?

01.01.2002 tarihinden önce evlenmiş olan bireylerin boşanma sırasında mallarının tasfiyesi 2’ye ayrılır:

  1. 01.01.2002 tarihinden önce edinilen mallar
  2. 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen mallar

Bunların hukuken incelenmesi ayrı ayrı yapılacaktır.

01.01.2002 tarihinden önce edinilen mallar:

Medeni Kanun, eşler arasında Mal Ayrılığı Rejimi kabul edilmekteydi. 01.01.2002 tarihinden önce satın alınan mallar kimin üzerine kayıtlı ise mal ona ait olacaktır. Bu satın alınan mallar mal tasfiyesine tabi tutulmayacaktır. Ancak bir eşin üstüne kayıtlı malın satın alınmasında diğer eşin de katkısı varsa, boşanma sonrası bu maldan yararlanamayacak olan eş diğer eşten katkı payı alacağı talep edebilir.

01.01.2002 tarihinden sonra edinilen mallar:

Bu tarihten sonra yürürlüğe giren Medeni Kanun’da malların yarı yarıya paylaşımını esas alınmıştır. Bu doğrultuda, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir.

2002 öncesi ve sonrası uygulanan mal rejimlerinin ortak özelliği, evlenmeden önce satın alınan malların, evlilik öncesinde kimin üzerine kayıtlıysa o kişinin kişisel malı sayılacağıdır.

Anne Babadan Kalan Mirasa Eş Ortak Olur Mu?

Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik birliği sürerken eşlerden birine kalan miras, o eşin kişisel malı kabul edilir. Bu eşler boşanma davası açtığında malların tasfiyesinde eşe kalan mirasta hak talep edemez.

Boşanmış olan eşler, diğer eşin babadan kalan mirasından pay alamazlar; miras kişisel mal sayılır. Ancak boşanma davası devam ederken vefat eden eşin ölmesi halinde, bu eşin mirasçıları boşanma davasını devam ettirmez ise, hayatta kalan eş halen ölen eş ile evli sayılacağı için, ölen eşin mirasından pay alabilir. Çünkü eşin vefatıyla boşanma davası mirasçıların davayı takip etmemesi halinde düşer ve evlilik eşin vefatıyla boşanma olmaksızın sona erer. Bu halde ise, evli eşlere ilişkin miras hükümleri uygulanır. Boşanmış olan eşler mirastan yararlanamazlar.

Evlendikten Sonra Miras veya Bağış Yoluyla Geçen Mallar Boşanmada Nasıl Paylaşılır?

Evlenmeden önce satın alınan mallar ile mirasla kazanılan mallar veya bağışla kazanılan mallar kişisel maldır. Bu mallar evlendikten sonra diğer eşe geçmez. Evlilik sırasında eşe kalan miras, kendisine miras kalan eşin kişisel malı olarak kabul edilir. Diğer eş bu mal üzerinde hiçbir hak iddia edemez.

Kaynak

Yargıtay 

Türk Medeni Kanunu