19 Şub 2022

Türk Hukukunda Evlilik Öncesi Sözleşme: Evlilik Sözleşmesi mi, Mal Rejimi Sözleşmesi mi?

Yabancı filmlerde görmeye alışık olduğunuz evlilik sözleşmesi esasen Türk Hukukunda birebir uygulanamamaktadır. Ancak Türk Hukukunda evlenmeden önce taraflar Mal Rejimi Sözleşmesi adı altında maddi meseleler üzerinde anlaşabilir.

Evlenmeden önce nasıl bir sözleşme imzalanabilir?

Türk Hukukunda evlilik öncesi taraflar birbirlerine karşı nasıl davranacakları gibi hususları sözleşmeye bağlayamazlar. Örneğin, taraflar; evlendikten sonra kaç çocuk yapacaklarına, çocuk yapmamaları halinde boşanacaklarına; boşanma halinde nafaka ödemeyeceklerine; aldatma halinde, aldatan tarafın nafaka, tazminat, mal rejiminden kaynaklı bir hak ve alacak talep etmeyeceğine, aldatan eşin diğer eşe tazminat ödeyeceğine dair sözleşme ile önceden karar veremezler. Buna benzer sözleşme hükümleri kesin hükümsüzdür; hiçbir hukuki geçerlilikleri yoktur. Nitekim, bu hususlar genel hükümlere bağlı olup, genel boşanma sebepleri zaten başlı başına diğer tarafın bazı tazminatları ödemesi gibi sonuçlar doğurabilmektedir.

Evlilik sözleşmesi olarak bilinen sözleşme esasen Mal Rejimi Sözleşmesidir. Bu sözleşme ile, taraflar ancak özgür iradeleri ile evlilik öncesi eşlerin edinilmiş veya edinilecek malları üzerinde nasıl tasarruf edeceklerine karar verebilir; örneğin, boşanma halinde tarafların evlilik boyunca edindiği kazançlarının diğer tarafa geçmemesini, evlilik öncesinde edinilen malların her bir tarafın kendisine ait olmasını düzenleyebilirler. Evlilikten sonra da bu sözleşmenin yapılması mümkündür.

22 Kasım 2001 kabul tarihli 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002 de yürürlüğe girmiştir. Bu kanundan önce eşler arasındaki yasal mal rejimi “mal ayrılığı” iken, bu kanunla birlikte yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi” olmuştur. Yani, 2002 öncesinde mal kimin adına ise boşanırken de onun kabul ediliyorken, 2002 sonrasındaki evliliklerde malın kimin adına olduğu önemli olmayıp, malın ne zaman ve nasıl edinildiğine bakılarak boşanma sırasında paylaştırılacağı düzenlenmiştir.

Evlilik/Mal Rejimi Sözleşmesinde taraflar arasında hangi mal rejiminin seçildiğinin belirtilmesi genel hükümler bakımından o rejimin uygulanması için yeterlidir. Ancak detay vererek eşlerin sahip olduğu mallar belirtilebilir ve bu malların hangi şekilde paylaşılacağı da taraflarca kararlaştırılabilir.

Bununla birlikte taraflar, evlilikte uygulanacak mal rejimini seçtikten sonra, ileride çocuklarının olması halinde veya belli bir süre sonra başka bir mal rejimine geçmeyi evlilik öncesinde bu sözleşme içerisinde kararlaştırabilirler.

Evlilik Sözleşmesi/Mal Rejimi Sözleşmesinin Geçerli Olması için Şartlar:

Mal rejimi sözleşmesi, sadece ve sadece Noter huzurunda yapılır. Bunun tek istisnası, Türk Konsolosluklarında yapılabilen sözleşmelerdir. Evlendirme Yönetmeliği’ne göre, evlenecek kişilerin hangi mal rejimini seçtiklerini evlendirme memuruna yazılı olarak vermeleri halinde, evlendirme memuru bunu kütüğe kaydederek Nüfus Müdürlüğüne gönderir.

Bu sözleşmeyi yapacakların ayırt etme gücüne sahip olmaları gereklidir. Evlenecek olan kişinin küçük veya kısıtlı olması halinde, küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni ve gerektiğinde yasal temsilcisinin imzasıyla mal rejimi sözleşmesini yapabilir.

Sözleşmenin taraflarının sözleşmeyi bizzat imzalamaları gerekir; mal rejimi sözleşmesi yapmak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, sözleşmeyi aile hukuku avukatı veya yasal temsilci imzalayamaz. Yasal temsilcinin müdahale edebileceği tek hal, taraflardan yani eşlerden birinin ayırt etme gücünü kaybetmesi halinde yasal temsilcinin mahkemeye başvurarak mal ayrılığına geçilmesini talep edebilmesidir.

 

Kaynak:

Evlendirme Yönetmeliği